Yapay Zekâ ile Dilekçe Hazırlarken Uydurma Karar Riski
Bir öğleden sonra, iki avukatlı bir büroda genç meslektaş sevinçle odaya giriyor: "İşe iade dilekçesinin taslağını yapay zekâya yazdırdım, on dakikada bitti." Taslak gerçekten de düzgün: dili yerinde, başlıkları sıralı, içinde üç Yargıtay kararı künyesi bile var. Kıdemli avukat künyeleri tek tek kontrol ettiğinde tablo değişiyor: ikisi gerçek, üçüncüsü ise hiç var olmayan bir karar. Daire adı doğru, esas ve karar numarası biçim olarak kusursuz — ama o numaralarla verilmiş böyle bir karar yok.
O kontrol yapılmasaydı, uydurma künye avukatın imzasıyla mahkemeye gidecekti.
Bu kurgu bir sahne, ama sorun kurgu değil. Yurt dışında, yapay zekânın uydurduğu kararlara dayanan dilekçeler yüzünden avukatların yaptırımla karşılaştığı örnekler basına yansıdı; benzer tartışmalar Türkiye'de de başladı. Yapay zekâ dilekçe yazımında gerçekten işe yarayan bir araç — ama nasıl çalıştığını bilmeden kullanılırsa, en güçlü yanı (akıcı ve ikna edici metin üretmesi) en tehlikeli yanına dönüşüyor.
Yapay zekâ neden olmayan kararı "uyduruyor"?
Bu araçlar kötü niyetli değil; yalan söylemeye de çalışmıyorlar. Çalışma biçimleri gereği, bir metnin en olası devamını yazıyorlar. Şöyle düşünün: milyonlarca hukuki metin okumuş, çok yetenekli ama arşive bakmadan ezberden konuşan bir stajyer. "Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/..., K. 2020/..." kalıbını binlerce kez görmüş; bu kalıbın nasıl göründüğünü çok iyi biliyor. Sorulduğunda da o kalıba uyan, doğru görünen bir künye üretebiliyor — o künyeyle gerçekten bir karar verilip verilmediğini bilmeden.
Aynı mekanizma kanun maddelerinde de işler. Araç, "kıdem tazminatı" deyince İş Kanunu'nu hatırlar; ama size verdiği madde numarası yıllar önce değişmiş bir metne, hatta tümden yürürlükten kalkmış bir kanuna ait olabilir. Madde gerçekten vardır — ama artık sizin olayınıza uygulanacak madde o değildir.
İşin can alıcı noktası şu: uydurma atıf, kötü yazılmış bir dilekçede değil, en parlak görünen taslakta karşınıza çıkar. Metin ne kadar akıcıysa, içindeki hatayı fark etmek o kadar zorlaşır. Yazım hatalarıyla dolu bir taslağı zaten baştan sona didik didik edersiniz; asıl tehlike, "bu çok iyi olmuş" dedirten taslağın hızla imzaya gitmesidir.
Kaçan bir künyenin bedeli
Mahkemeye uydurma atıfla giden dilekçenin faturası ağırdır ve tek kalemden ibaret değildir. En hafifinde, hâkim nezdinde güven kaybedersiniz — ve o güven, aynı dosyadaki doğru argümanlarınızı da gölgeler. Karşı vekil için bulunmaz bir kozdur: cevap dilekçesinde "davacı vekilinin dayandığı karar mevcut değildir" cümlesini okumak istemezsiniz. İşin ucunda disiplin süreci ihtimali vardır; ama asıl bedeli çoğu zaman müvekkil öder — çünkü zayıflayan, onun davasıdır.
Üstelik artık mahkemeler ve karşı taraf da bu araçları tanıyor; şüpheli künyeler eskisinden çok daha sık kontrol ediliyor. "Nasılsa kimse bakmaz" dönemi kapanıyor.
Önce iyi haber: yapay zekâ nerede gönül rahatlığıyla kullanılır?
Riskten söz ederken dengeyi kaçırmayalım; bu araçların dilekçe işinde gerçekten iyi olduğu alanlar var:
- Olay örgüsünü metne dökmek: Dağınık notlardan, görüşme kayıtlarından derli toplu bir "olaylar" bölümü çıkarmak.
- Yapı ve dil: Başlıkların sıralanışı, geçiş cümleleri, tekrarların ayıklanması, üslubun yumuşatılması ya da sertleştirilmesi.
- İlk taslağın çilesi: Boş sayfa karşısında geçen yarım saati, üzerinde çalışılabilir bir metinle beş dakikaya indirmek.
- Kontrol soruları: "Bu dilekçede eksik bıraktığım bir talep var mı?", "Karşı taraf buna ne cevap verir?" gibi sorularla kendi metninizi sınatmak.
Dikkat ederseniz bu listede ortak bir özellik var: hiçbirinde aracın bilgi üretmesi gerekmiyor; sizin verdiğiniz malzemeyi işliyor. Risk, araçtan bilmediğiniz bir şeyi — bir karar, bir madde, bir içtihat — getirmesini istediğinizde başlıyor. Sınırı böyle çizince kullanım da netleşiyor: malzemeyi siz verin, işçiliği ona bırakın; bilgi getirdiğindeyse teyit etmeden almayın.
Dilekçe taslağında beş kontrol
Yapay zekâdan gelen her taslağa şu süzgeci uygulamak, riskin büyük kısmını kapatır:
1. Her karar künyesini kaynağından teyit edin. Daire, esas numarası, karar numarası ve tarih — dördü birlikte, güvendiğiniz bir arşivde birebir bulunmalı. "Benzer bir karar var" yetmez; o karar var mı, ona bakın.
2. Tek numarayla anılan kararlara iki kat şüpheyle yaklaşın. "E. 2021/1234 sayılı kararında..." gibi yarım künyeler, tam künyeye göre daha zor kontrol edilir — uydurma atıflar en çok bu aralıktan sızar.
3. Kanun maddesini güncel metinden okuyun. Madde numarası gerçek olabilir ama içerik değişmiş, fıkra kaymış ya da kanun tümden yürürlükten kalkmış (mülga) olabilir. Yapay zekânın eğitildiği metinler bugünün mevzuatı olmayabilir.
4. Taslağı iskele gibi kullanın, bina gibi değil. Olayların özeti, taleplerin sıralanışı, dilin düzgünlüğü — bunlarda yapay zekâ ciddi zaman kazandırır. Hukuki nitelendirme, strateji ve hangi içtihada dayanılacağı ise sizin muhakemenizdir; taslak onu ikame edemez.
5. Hangi araca ne verdiğinizi bilin. Müvekkil bilgisi içeren metinleri rastgele ücretsiz araçlara yapıştırmak ayrı bir risk kapısıdır. Kullandığınız aracın veriyi nerede işlediğini ve saklayıp saklamadığını bilerek çalışın.
Biz OfisLex'te bu sorunu nasıl ele aldık?
Bu yazıyı yazmamızın sebebi, sorunla her gün uğraşıyor olmamız. OfisLex'in yapay zekâ asistanını kurarken baştan şu ilkeyi koyduk: ezberden konuşmak yok; önce arşive bak, kaynağını göster.
- Asistan hukuki bir soruya cevap verirken ya da dilekçe taslağı hazırlarken, önce kendi arşivinde arama yapar ve cevabında dayandığı kaynağı gösterir.
- Üretilen taslaktaki kanun ve madde atıfları mevzuat veritabanına karşı kontrol edilir: olmayan madde numarası ve yürürlükten kalkmış (mülga) kanun atfı, taslak size ulaşmadan işaretlenir.
- Bir de Künye Doğrulayıcı var: kendi yazdığınız ya da başka bir araçtan aldığınız dilekçeyi yapıştırırsınız, içindeki karar ve madde atıfları arşive karşı tek tek kontrol edilir. Arşivde 620 binden fazla Yargıtay kararı taranır.
- Dürüstlük de işin parçası: arşivimizin henüz tam kapsamadığı kaynaklarda bulunamayan bir künyeye "uydurma" damgası vurmayız — "teyit edilemedi" deriz. Çünkü yanlış alarm da, kaçan uydurma kadar güven bozar.
Sonuç: hızı alın, sorumluluğu devretmeyin
Yapay zekâ, dilekçe yazımında kalemi hızlandıran güçlü bir yardımcı. Ama imzanın altındaki sorumluluk devredilemez; taslak ne kadar parlak olursa olsun, atıfların doğruluğunu teyit etmek avukatın işi olmaya devam ediyor. İyi haber şu: bu teyit işi, doğru araçla dakikalar içinde yapılabiliyor.
Kaynak göstererek çalışan yapay zekâ asistanını ve Künye Doğrulayıcı'yı kendi dosyalarınızda görmek isterseniz, OfisLex'i ücretsiz deneyebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye değildir.
Büronuzun tüm işleyişi tek platformda
UYAP & UETS aktarımı, otomatik süre takibi ve kaynak gösteren yapay zekâ asistanı — 14 gün ücretsiz, kredi kartı gerekmez.
Ücretsiz DeneyinDiğer yazılar
- Hukuk Yapay Zekâsını Sınava Soktuk: 7 Model, 30 Soru, Dürüst Sonuçlar
- Adli Tatil Bitiyor: 1 Eylül Öncesi ve Sonrası Büro Kontrol Listesi
- UETS'e Her Girişte E-İmza Uygulaması Yeniden mi İniyor?
- Hukuk Bürosu Programı Nasıl Seçilir? 12 Kriterli Karar Rehberi
- UETS e-Tebligat: 5 Gün Kuralı ve Süre Başlangıcı Rehberi
- Adli Tatil 2026: Hangi Süreler İşler, Hangileri Uzar?
Yorumlar
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yazın.
OFİSLEX -